gülümsemeyi unuttum.bir de acılar olgunlaştırır insanı derler.olgunlaşmak umrumda mı sanıyorsun.yüreğim her gün parçalanırken,umudum yitip giderken, olgunlaşacak tek birşey olacak; kokuşmuş cesedimi kemiren kurtçuklar...
bunlar son sözler.kurtçuklar aç,ben yorgunum..

_____________________________________________________________________________________

>> derinden


öleceksin bilmediğin bir gün ...
"ama" bile diyemeyeceksin.
hayallerin vardı belki.planların..
kimin umrunda..
henüz soğumamış cesedine bile bakamayacaksın.
en büyük saçmalığın içinde çaresizce çırpınıyorsun.
insanlar buna hayat diyor;sen tanım bulamıyorsun..

Değirmen

-------------------------------------------------------------------------------------

sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım, sen hiç sevdin mi?

çoook desene! sevgilin güzel miydi bari? belki de seni seviyordu...
ve onu herhalde çok kucakladın... geceleri buluşur
ve öperdin değil mi? bir kadını öpmek hoş şeydir, hele adam
genç olursa..

yahut sevgilin seni sevmiyordu... o zaman ne yaptın? geceleri
ağladın mı?.. ona sararmış yüzünü göstermek için geçeceği
yolda bekledin, ona uzun ve acındırıcı mektuplar yazdın
değil mi?..

fakat herhalde ikinci bir aşka atlamak, senin için o kadar
güç olmamıştır. insan evvela kendi kendisinden utanır gibi olur
ama, bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat
kararı almaktır. vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta
sürer. ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kafi
mazeretler tedarik etmiştir.

ha, sonra bir üçüncü, bir dördüncüyü sevdin ve bu böyle
gidiyor.

peki ama, bu sevmek midir be adaşım, bir kadını öpmek,
onu istemek sevmek midir?..
çırçıplak soyunarak şehrin sokaklarında koşabiliyor musun?

bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak
ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu?

bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı? bir
minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle
bağırabilir misin?

aşk sana bunları yaptırabilir mi? işte o zaman sana seviyorsun derim...

-----------------------------------------------------------------------------------

bu manalı girişten sonra, bir çingenenin aşkını anlatır sabahattin ali.

lakabı "atmaca" olan klarnet çalan bir çingenenin ,tek kolu değirmenin çarkına sıkışıp kopan bir değirmencinin kızına olan sevdasını anlatır.gerçek aşkın fedakarlığını anlatır.yaşadığımız dünyanın,ilişkilerimizin ne kadar riyakarca olduğunu anlatır.ve utandırır bizi.utanmayı hala unutmamış olanları utandırır.

"aşk , karşındakinin eksikliğini,kendi fazlalığını feda ederek tamamlamaktır."